Bilen biliyor, bir süre önce Almanya’ya taşınıyorum diye evden ayrılmıştım, havaların soğumasıyla sağlığımdaki hızlı çöküş, Türkiye’de ve Almanya’da belgelerimde yaşanan aksaklıklar ve prosedürün de uzaması nedeniyle bir gün kafam attı, birkaç parça yazlık eşyamı sırt çantama atarak Tayland’a geldim. Bugün gelişimin 2. ayı bitti ve buraya alıştım galiba 🙂 Şimdilik dönesim yok.

Tayland çoğu kişinin rüyalarını süsleyen ülke, özellikle yurdum erkeklerinin neden Tayland’a aşık olduklarını bilmeyen yok. Gidenlerin öve öve bitirememesi nedeniyle herkeste bir Tayland’a gidip yerleşme isteği… Peki anlatılanlar ne kadar gerçek, Tayland bir cennet mi yoksa ortada bir şehir efsanesi mi dolaşıyor, soru cevap sizler için yazdım. Yazılanlar dışında merak ettikleriniz olursa da sormaktan çekinmeyin 🙂

1)Tayland’ın iklimi nasıl? 

Tayland tropikal iklime sahip bir ülke. Burada kabaca dört değil üç mevsim var; serin, sıcak ve yağışlı mevsim

Serin mevsim; Kasım-Şubat arası, serin denilse de sıcaklık 25-33 arası, sadece yağış pek görülmüyor, bu nedenle de en turistik sezon. Eğer biraz bütçe yapayım az da olsa ıslanırım önemli değil derseniz kesinlikle Ekim’i tercih edin derim.

Sıcak mevsim; Mart- Haziran, sıcaklığın ve nemin çok yüksek olduğu dönemler.

Yağışlı mevsim; Temmuz-Ekim arası, muson yağmurları etkili, güneşli bir hava aniden sağanak yağışa dönüşebilir, fırtına çıkabilir, su baskınları olabilir.

Adalarda ise durum daha değişken, bazı adalarda nem aşırı yoğunken, bazıları daha yağışlı olabiliyor, bu adanın konumuna yeşil alanın korunmasına bağlı olarak da değişiyor, Chaing Mai, Chiang Rai gibi kuzey kesimlerde ise ılıman ve daha az nemli bir iklim söz konusu.

.

2)Tayland’da trafik ve hava kirliliği çok mu?

Söz konusu şehir Bangkok ise evet, ileri derecede kötü. Buna rağmen kuzey daha iyi, adalarda ise merkezi yerlerde fazla iken, merkezden uzaklaşınca yoğunluk azalıyor. Maalesef Tayland’da da doğa katliamı söz konusu. Güzelim adalara yapılan resortlar, Bangkok’ta sürekli yükselen gökdelenler ve adımbaşı AVM’ler şehri daha da çekilmez hale getirmiş.

Trafik konusunda ise Bangkok Dünya’nın en kötü ilk üçünde yer alıyor. Phuket, Pattaya gibi şehirlerde de trafik yoğun. Toplu taşımanın yetersizliği, taksinin ucuz olması gibi nedenlerle trafikteki araç sayısına bir de motorlar ve tuktuklar eklenince günün her saati bir yerlerde tıkalı trafiğe rastlıyorsunuz.

3)Ulaşım nasıl sağlanıyor, toplu taşıma kullanılır mı?

Ulaşım ana arterlere çok rahat sağlanıyor, MRT(metro) ve BTS(yer üstü tren) hiç aksamadan çok iyi çalışıyor, bunun yanında otobüs, tren, özel otobüs, servis, bot, nehir ulaşımı, tuk tuk, motor taksi gibi çok çeşitli ulaşım alternatifleriniz var. Gideceğiniz yere(turistik bölgelere) ulaşmakta kesinlikle sıkıntı çekmezsiniz. Adalarda ve kuzeyde kullanmayı biliyorsanız scooter kiralamak size zamandan ve paradan kazandırdığı gibi aşırı özgürlük sağlar.

Özellikle Bangkok gibi kalabalık bir şehirde toplu taşımada zaman zaman ciddi yoğunluk görülebiliyor. Fakat halk son derece düzeyli, tren, metro beklerken tek sıra hiçbir zaman bozulmuyor, trenden inecekler treni boşaltmadan binecekler binmiyor, itiş kakış, taciz olayları asla olmuyor. Ama Tayland’da sonuçta yer yer fakir ve göç alan bir ülke, çok sık rastlanmasa da yankesicilik olabiliyor, çantanıza her daim sahip olmanızda fayda var.

Toplu taşıma ucuz mu derseniz yer yer, ama çok değil. Metroyla 2 durak 2.3 TL, yolunuz uzarsa 5 Tl’ye kadar çıkıyor. BTS denilen yer üstü trene aktarma yapılmıyor. O da en az 4 TL’den başlıyor. Ama havalanına giden yerel otobüs 30 Baht yerel tren 3 baht, Grab Tayland’da çok popüler. Hem taksi hem de şöförlü scooter kiralayabiliyorsunuz.

4)Yemek alışkanlıkları nasıl? Yemek bulmakta zorlanır mıyım?

İşte geldik zurnanın zırt dediği yere.Şimdi burada olay şu; önünüze ne gelirse yiyenlerden misiniz, seçici gruptan mısınız? Genellikle Türk milleti seçicidir, kabul edelim mutfağımız dünyanın en iyi mutfaklarından bir tanesi. Tayland’da mutfak deniz ürünlerine dayalı, et olarak da domuz ve tavuk ağırlıklı. Şimdi dünyaca ünlü bu Thai mutfağını size karalarsam haksızlık ederim diye düşünüyorum, ben vejeteryan olduğum için başlarda büyük oranda aç geziyordum, arada Arap, İtalyan, Türk mutfakları bulursam yiyordum.(Şimdi sokakta poşette hazır salata satan bir teyze buldum, müdavimiyim) Ama gerçek şu ki Tayland’da western yemek çok pahalı. Thai mutfağının dışına çıkayım derseniz doymak için en az bir 35 TL’yi gözden çıkarmanız lazım, o da en az diyorum. Yediğiniz mekana, adaya göre de fiyatlar değişiyor. Tayland’da ucuz olarak bahsedilen yemek sokak yemeği. Taylar evlerinde yemek pişirmiyorlar, bu nedenle hemen her bölgenin meşhur bir night market’i var bunun dışında yürüdüğünüz her sokakta street food bulabiliyorsunuz. Burada uzun süre yaşayanlar alışıp yiyorlar ama bana kokusu çok ağır geliyor, sokaklarda nefesimi tutup yürüdüğüm zamanları biliyorum. Thai yemeği yerseniz; yerel halk gibi yemek pişirmeden yaşayabilirsiniz. Yemekler poşette veya kaplarda satılıyor veya hemen oracıkta yiyiveriyorsunuz. Domuz etiyle sıkıntısı olmayan veya tavuk sevenlerdensiniz siz de daha ucuza karnınızı doyurabilirsiniz.

Bunun yanında tropikal meyveler çok ucuz, kocaman ananas 3 tl, hemen hemen 1.5 kilo koca bir muz salkımı 3 Tl, yine tropikal shakeler(meyve suları) 3-5 TL, cola, fanta gibi içecekler de uygun fiyatlı. Yani tropikal yaşam ucuz, western yaşam pahalı. Mesela ben Türkiye’de hep vejeteryan ya da peynirli pizza yerim o da genelde en ucuz pizza olur ama Tayland’da peynir kültürü yok, olan peynir de altın kadar pahalı, o yüzden peynirli yiyecekler de yine bir o kadar pahalı.

5)Tayland’da iş bulabilir miyim?

Buna vereceğim tek cevap olabilir, hayır. Tayland’da zaten düşük ücretle çalışan milyonlarca insan var, çok kalifiye bir pozisyonla iyi bir firmada iş teklifi almadığınız sürece Tayland’da iş bulmanız ve çalışmanız imkansız.

Gelelim herkesin dilinde dolaşan İngilizce öğretmenliği işine, şansınız yaver giderse belki bulabilirsiniz, kadınsanız, sarışın ve/veya renkli gözlüyseniz şansınız biraz daha artar ama özellikle Bangkok, Phuket gibi şehirlerde hele de özel okullarda iş bulmanız neredeyse imkansız. Çünkü zaten Kanada’nın İngiltere’nin soğuğundan bunalmış binlerce “native speaker” sizden önce Tayland’a göç etmiş. Bunun yanında tatile gelen Avustralyalı, Güney Afrikalı, ana dillerinden biri İngilizce olan Filipinliler ve Euro zengini Avrupalıları da sayarsak size sıra en son geliyor. Her gün expat bloglarında yüzlerce kişi Tayland’a göç edeceğini yazıyor.

Maalesef Türkiye’deki dil eğitiminin hiçbir zaman Avrupa standartlarına erişemediğini düşünürsek eğer gerçekten akıcı İngilizce konuşamıyorsanız(Amerika, UK, NZ gibi ülkelerden birinde en az 3-5 ay geçirmediyseniz veya işyerinizde ingilizce konuşmuyorsanız) aklınızdan bile geçirmeyin, çünkü öngörüşmelerde ne kadar akıcı olduğunuza dikkat ediyorlar.

Yine de tüm umutlarınızı bitirmek istemem Tayland’da şöyle bir sektör de var, bazı firmalar TEFL kursu ile beraber size kalacak yer ve okul garantisi veriyorlar. Eğer uzun dönem Tayland’da ikamet etmeyi yani bir ömür burada kalmayı hedefliyorsanız bu bir alternatif. 1000 dolar gibi bir ücretle(bu da Tayland’daki bir aylık maaşınız demek oluyor) bu kursa kaydolup 1 ay eğitim dersi alıp sektöre giriyorsunuz. Firmalar iş garantisi veriyorlar ama ne kadar dürüstler bilmiyorum, onu da gidenlere sormak lazım. Gerçek şu ki TEFL her ne kadar isteniyor gibi gözükse de aslında sadece bir eleme metodu, üniversite diplomanız varsa müdüriyet de sizi kabul ettiyse kimse size sınav belgesi sormuyor.

Ama bu işlerde şans önemli. Mesela ben Tayland’da bir süre sonra sıkılıp hadi çalışayım dediğimde, adalardaki tatilimden sonra neredeyse Afrikalı kadar koyu tenimle hiçbir aracı kuruma gerek duymadan internetten başvurduğum bizim Bahçeşehir kıvamında bir bölgede yüksek sosyetenin çocuklarının gittiği bir okula iyi bir maaşla kabul edildim. Nedeni de müdürün çocuklara sadece eğitim değil vizyon da aşılama isteğiydi. Sonra ben Tayland’da yemek problemim dolayısıyla çok kalamayacağımı düşünüp çalışmadım.

Ama ani boşalan bir kadro, profilinizin göz doldurması size yardımcı olabilir. Kararlıysanız şansınızı deneyin, gelirken hemen iş bulamayabileceğinizi düşünerek cebinizde birkaç ay yetecek kadar harçlık bulundurmayı ihmal etmeyin.

6)Tayland’da iş kurabilir miyim?

Evet. Riskleri olsa da yapabilirsiniz. Bununla ilgili daha sonra araştırmalarıma dayalı geniş bir yazı yazarım ama kısaca bahsetmek gerekirse Tayland’da orta halli bir yatırımla çok iyi paralar kazanabilirsiniz. Ticaret her zaman şanstır ama biraz akıllıca davranırsanız biraz da paranız varsa ve burada yaşamak istiyorsanız kesinlikle yapabilirsiniz.

7) Tayland’ın gece hayatı nasıl?

Tabii ki bu sorunun cevabı süper. Her zevke uyan bir bar/disco/pub/cafe var. Yani uçlarda yaşamak istiyorsanız da, sadece içkinizi yudumlayıp müzik dinlemek istiyorsanız da kendinize göre bir mekan bulursunuz. Kadınsanız ve tek isteğiniz kendi başınıza içmek veya eğlenmekse işiniz kolay, ama erkekseniz kendi başınıza kalmanız biraz zor, hıı bu sizi ne kadar rahatsız eder bilemem 🙂

8)Tayland güvenli bir ülke mi?

Evet. Yani tedbiri elden bırakmadığınız sürece ve biraz uyanık olduğunuz sürece başınıza kolay kolay birşey gelmez. Kadın olarak giyiminizden dolayı tacizkar bakışlardan rahatsız olmazsınız, taksiyi, motoru rahatlıkla kullanırsınız, büyük şehirler neredeyse 24 saat canlı, sokakta her daim birilerinin olması bile sizi güvende hissettirir.

Bu tür ülkelerde en büyük sıkıntı polislerin rüşvetçiliği olabilir. O nedenle hata yapmamaya özen gösterin. Motor kullanırken mutlaka kaskınızı takın, trafik kurallarına uyun, yere çöp atmayın, kimseyle kavga etmeyin, köhne barlara gitmeyin.

Ve tabii şunu da söylemeden geçmeyeyim, uyuşturucu meselesi, Tayland’da değişen yönetim nedeniyle uyuşturucu yasağı nedeniyle hapis yatan binlerce insan var ve özellikle de Türkler. O yüzden bu işe bulaşmamanızda fayda var. Satın aldığınız kişi tarafından bile ihbar edilebilirsiniz, yakalanırsanız ya yüksek oranlarda rüşvet vereceksiniz ya da hapis yatacaksınız. Bu gibi ülkelerde hakkınızı aramak sandığınız kadar kolay olmayabilir.

Rüşvet bu ülkede yaygın, özellikle trafikte başınıza birşey gelirse, mesela kask takmadığınız için polis durdurursa rüşvet verebilirsiniz, zaten amacı sizin can güvenliğiniz değil saatlerce sıcaktan bunalmışlıkla bir içecek parası çıkarmaktır ama risk almak istemiyorsanız cezayı ödeyin gitsin. (Kask takmamak 500 baht:60 tl gibi)

Herhangi bir durumda 1155 turist polisini 191 veya 123’ten de resmi polisi arayabilirsiniz, tüm hatlar ücretsiz.

9)Tayland ucuz bir ülke mi?

Hmm, bu sorunun cevabını madde madde versem daha iyi olacak. Çünkü son zamanlarda giderek kötüleşen ekonomimiz ve TL’nin değer kaybından sonra artık Dünya’nın en fakir ülkelerine bile ucuz diyemeyecek hale geldik.Ben 2 ay önce buraya geldiğimde 10 TL 91 Baht idi. Şu an ise 83 Baht yapıyor, gerisini siz düşünün. Aralık 2017’de 10 TL:83 Baht veya 100 Baht:12 TL dedik.

Şimdi fiyatlara şöyle bir göz atalım.

Bir kere Bangkok’da herşey ateş pahası, yiyecek fiyatları ortalama İstanbul’un 1.5 katı, İstanbul’da oturduğunuz bir evin Bangkok’taki fiyatı da neredeyse 2 katı. Turist olarak geldiğinizi varsayarak

Ortalama bir otel (metroya/BTS’ye yürüme mesafesi, kalabilecek kadar düzgün bir otel):800 baht/gece- hostel 300 baht

En basit bir KFC/Burger menüsü: 130-150 baht

Sokak yemeği:25-40 Baht

Smoothie/Tropikal meyve suyu:35-60 Baht

Falafel dürüm:120 / Kebap:160 Baht

Western kahvaltı: 200-400 Baht( Pazar dışarıya kahvaltıya gittiğinizi ama doymadığınızı düşünün)

Cola/Fanta vs:25-40 Baht Bira:35-100 Baht

7/11 Tayland’da önemli bir yer kaplıyor. Her adım başı bu marketi bulabilir, ihtiyaçlarınızı buradan karşılayabilirsiniz.

Burada kahve:25-40 Baht, Nescafe yaparsanız 14 Baht vs

Kahve demişken Starbucks’da filtre kahve 105 baht, Türkiye’de sanırım şu an 65 baht civarıdır.

Taksi açılışı 35 Baht, ama uzun yolda avantajlı. Kurtköy’den Sabiha Gökçen’e gittiğiniz fiyatla Bangkok’un bir ucundan diğerine gidersiniz.

Toplu taşımada fiyatlar 20-50 baht arası, mesela botla tapınak bölgesine gidiş 15 baht.

Tren inanılmaz ucuz, Don Muang havaalanına şehirden 3 Baht’a trenle gitmişliğim var, dönüşte istasyonun yolunu bulamadığım için otobüse 30 Baht vermiş olsam da yolun uzunluğunu düşününce o da ucuzdu.

10)Taylar nasıl insanlar? Güvenilir mi?

Bir kere turistseniz dünyanın her yerinde sizi kazıklamaya çalışacaklardır, bu bir gerçek. Taylar da sonuçta fakir insanlar ve ne kadar kazanırlarsa kar, pazarlık yapmak serbest. Genel olarak sakin ve güleryüzlü insanlar ama aman da aman “land of smiles” diyemeyeceğim. Yani iyisi de var kötüsü de, gülümseyeni de var suratsızı da, her ülkede olduğu gibi. Ama genel olarak yaşlılar daha güleryüzlü ve hürmetkar, gençleri de telefonlarından kafalarını kaldırırsa gülümsüyor mu görürsünüz 🙂

İş gücünün ucuz olması nedeniyle her sektörde haddinden fazla insan çalışıyor. Bu da onlar arasında bahşiş açısından bir rekabet doğuruyor, yani size güleryüz gösteren de muhtemelen sevecenliğinden değil, bahşiş kaygısından.

Değişen Dünyayla beraber Tayland da eskisi gibi değil, bir kere o turist başımızın tacı durumu yok, mesela Bangkok Dünyanın en çok ziyaret edilen şehri, sen gelmezen bir başkası, yani turist konusunda gözü toklar.

Çoğu şey iklimle alakalı ;mesela iş konusunda ağırlar, bu da tropikal iklimdeki her ülkede görülebiliyor, bizdeki gibi kimsenin acelesi yok, Bangkok da İstanbul kadar kalabalık olmasına rağmen metro çıkışında kimsenin yürüyen merdivenin sol tarafında koşturduğunu görmedim. Veya yolda kimse hızlı yürümüyor, zaten bunları yapmaya kalkarsanız yoruluyorsunuz.

İlerleyen zamanlarda şehir şehir anlatacağım için yazımı kısa kestim. Kısaca özetleyecek olursam;

Birincisi çok kalabalık;  Huzurlu, sakin tatil anlayışı Tayland için hele sezonda zor. Zaten Tayland’a gelen çoğu insan da eğlence için geliyor. Sukunet ve doğa kuzeye gidebilir, plaj tatili için bazı popüler olmayan adalara yönelebilirsiniz ama yine de insansız bir alana kolay kolay denk gelmeniz mümkün değil.

İkincisi artık çok ucuz değil. Yine de Türkiye’deki bir plaj tatiline kıyaslarsak ucuz sayılır ama öyle 20 Tl verdim dünyaları yedim içtim, veya 10 dolarla 1 hafta gezdim hikayeleri mümkün değil.

Üçüncüsü: maalesef rant uğruna doğa tahribatı, bazı yörelerin güzelliğini büyük ölçüde bozmuş, ama hala bakir bölgeler var, tükenmeden gelin görün.

Plajlar, adalara gelince ;evet çok güzel yerler var, kumsal olarak da, su altı dünyası olarak da çok daha iyilerini görmüş biri olarak özellikle bunun için gelin diyemem ama yine de mutlu eden plajlar ve adalar var.

Eğlence, yemek yukarıda da bahsettiğim gibi zevkinize kalmış.

Sonuç olarak eğer kalabalıktan çok rahatsız olan bir tip değilseniz görmenizi tavsiye ederim. Yaşamaya gelince havası mı suyu mu bilmem ama gelen bir daha gitmek istemiyor, evlilik, iş,sınır giriş-çıkışı, bir yolunu bulan herkes burada kalıyor. Her ne kadar ciddi yemek problemi yaşıyor olsam da (ki bu konudaki günlük şikayetlerimi instagram takipçilerim iyi bilir) ben bile kalışımı şimdilik en az 3 ay daha uzattım. Sonrası için de bakacağım artık. ;)))

 

Sevgiyle…