Orda Bir Köy Var Uzakta…

Filipinler’in ikinci en büyük ve en doğudaki adası Mindanao. Filipinler’de nereye giderseniz gidin, görülecek doğal güzellikler ve yapılacak bir aktivite bulursunuz, benim Filipinler gezimin en önemli basamağı bu adaydı. Çünkü Asya’nın en yüksek ve en uzun zipline’ı burada ve kesinlikle deneyimlemek istiyordum.

Vardığım ilk gün havanın çok yağışlı olması bütün umutlarımı söndürüyor. Bu adada tanıştığım bir Filipinli kız birlikte Mount Parker’a tırmanmayı teklif ediyor ama polis arkadaşları nedense benim için güvenli olmadığını söyleyince vazgeçiyoruz, zaten zorlu bir tırmanış olduğu için çok da üzülmüyorum 🙂

 

Yeni arkadaşım benimle Sebu Gölü’ne gelebileceğini söylüyor, zaten GenSen’da yapılacak fazlaca birşey olmadığından Sebu Gölü’ne doğru yola çıkıyoruz, o kadar yağmur yağıyor ki aracın silecekleri yağışa yetişemiyor, oysa Sebu Gölüne varınca iklim tamamen değişip hava açıyor.

Filipinler’in en kötü yanı havanın erken kararması, vardığımızda gölde göz gözü görmüyor, tek duyabildiğimiz kurbağa sesleri. Göl çevresinde pek çok otel var, en pahalısı bile standart, yani öyle lüks aramayın, klasik bir köy oteli yani. Biz de onlardan birine yerleşip yemeğe çıkıyoruz.

Sabah kahvaltıdan sonra gölü bir turlayıp hemen zipline’a doğru yola koyuluyoruz. Bu bölgede aynı zamanda 7 tane şelale var, görmek için sabırsızlanıyoruz, hava da günlük güneşlik.

Zipline 2 hat, birisi 2 şelalenin biri bir şelalenin üzerinden geçiyor, 2 hat birden sanırım 300 pezo idi. Bu da ortalama 6 dolara geliyor ki, bu muhteşem eğlence için inanılmaz ucuz. Bu Filipinler’deki ilk zipline deneyimim olduğu için heyecanlıyım, bizi hazırlıyorlar, Filipinli arkadaşım pek bi ufak tefek olduğu için onun tek başına yapmasına izin verilmiyor, bu nedenle beraber yapıyoruz ki iyi ki beraber yapmışız, adrenalin tutkunu ben bile çok heyecanlanıyorum. Ama bir kere hareket etmeye başlayınca ve o muhteşem manzarayı görünce korkunuzu bir kenara bırakıp manzaranın tadını çıkarmaya başlıyorsunuz. Zaten bir dakika bile sürmüyor ama sanki saatler sürmüş gibi.

Şelalelerin hepsini görmek isterseniz ya uzun bir yürüyüş yapacaksınız ya da oradan bir motrosiklet kiralayacaksınız, eğer sürmeyi bilmiyorsanız da sizi istediğiniz yere makul bir ücet karşılığında götürecek motorsikletliler var. Biz de dönüş yolunda birine atlayıp geliyoruz ve buradan T’boli köyüne hareket ediyoruz.

T’boli köyü geleneklerini sürdüren Müslüman bir köy. Ben yerel halkla tanışmak için uğradım onlar da beni geleneksel kıyafetleriyle giydirip süslediler, mutlu oldum. Görülmeye değer çok bir şey var mı derseniz, gölde kayıklarla gezebilirsiniz, buraya getiren pek çok paket tur var onlardan da satın alabilirsiniz.

Dönüş yolunda Surallah’da durup birkaç fotoğraf çekiyorum ve dönüş yolculuğunun olmazsa olmazı Buko Halo. Halo Halo veya hindistan cevizi içindeki sunumyla adlandırılan Buko Halo yol boyunca dizilmiş pek çok cafede tadabileceğiniz ve hatta mutlaka tatmanız gereken bir lezzet. Daha çok bu adaya özel diyebileceğimiz bu tatlı, içinde pek çok şekerleme, hindistan cevizi ve übe dondurma ile sıcak günlerde kesinlikle ferahlatan cinsten. Ben çok sevdim, bir de Boracay’da bi yerde gördüm, diğer adalarda ise pek rastlamadım, yine Leche Flan de adada tadabileceğiniz diğer bir tatlı.

O geceyi de GenSen’de geçirmeye karar verdiğimden bir otelde konaklıyorum ve olmazsa olmazımız bir AVM’e gidiyoruz, her ada gibi burada da bolca AVM var, aslında Asya ülkelerindeki AVM ilgisini anlıyorum, çünkü dışarı çok sıcak ve Asyalıların güneşle pek arası yok. Neyse işte yemeğimizi yeyip, biraz da şehri turlayıp, fellik fellik bir kahve dükkanı arıyoruz, bizim kahve zincirleri gibi bir iki kahve dükkanı var ama pek başarılı oldukları söylenemez. Yine 3’ü birarada içmekten iyidir deyip içiyoruz.

Ertesi gün sabah kahvaltısından sonra son bir yer daha göreyim diyorum ve Sarangani Highlands’a gidiyorum. Burası Bula Beach’i tepeden gören bir yer, güzel bir bahçe ve içerisinde restoran mevcut. Burada da son bir noodle yedikten sonra bu adaya da veda ediyorum. Hiç unutamayacağım arkadaşlıklar ve maceralar yaşadığım bu adayı umarım bir gün siz de ziyaret edersiniz.

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir