Romanya’nın En Güzel Kale, Şato ve Sarayları

Romanya hem doğasıyla hem de tarihiyle büyüleyen bir şehir, Romanya’nın her bölgesinde yapılacak ve görülmeye değer yüzlerce şey var. Romanya Avrupa’da en eski insan fosillerinin rastlandığı ülke, bu da demek oluyor ki binlerce yıldır bu topraklar çok fazla medeniyete ev sahipliği yapmış. Bu kadar medeniyet bir o kadar da savaş demek oluyor ki bu nedenle Romanya’da yüzlerce kale mevcut.

Yolunuzun üstünde irili ufaklı 500’e yakın kale ve şato bulunan bu ülkede gitmek isteyenler için en heybetli, popüler ve görülmeye değer olanları sıralamak istedim.

Ben Romanya’yı bir ucundan bir ucuna gezdiğim için çoğunu görme şansım oldu, ama size kendi favorilerim kadar genellikle diğer turistlerin de Top 10 olarak değerlendiklerini derledim.

Bakalım hangileri bu listeye girmiş….

 

1)Bran Castle (Bran Şatosu): Romanya deyince akla gelen ilk şato burası oluyor. Bunun temel sebepleri; Bükreş’e yakın olması nedeniyle kolay ziyaret edilebilir olması, yine popüler şehirlerinden biri olan Braşov’a yakınlığı ve tabii efsanesi…

Aslında şato Osmanlılardan korumak amacıyla yapılmış, bir rivayete göre Bram Stoker meşhur romanı Drakula’yı yazarken Kazıklı Voyvoda’dan esinlenmiş ve Drakula’nın yaşadığı şato Bran imiş, fakat Stoker’ın bu şatodan haberi olduğuna dair bile bir kanıt yok. Buna rağmen şato Drakula’nın şatosu olarak biliniyor.

1377 yılında yapılan bu şato 1920 yılında Romanya krallığının resmi ikematgahı olmuş. Günümüzde de şatoda Kraliçe Marie’nin eşyaları sergilenmekte.

Bran şatosu giriş ücreti 35 Lei(yaklaşık 35 Tl) açıkçası içeride görülmeye değer hiç birşey yok ama bahçeye girebilmek için bile bu ücreti ödemeniz gerekiyor. Dilerseniz tur hizmeti de satın alabiliyorsunuz.

En güzel Bran fotoları için ya arka bahçeye gidip şatonun arkasını fotoğraflayacaksınız ya da kaleden ve çarşıdan çıktığınızda sağa ayrılan patikayı takip edip kaleyi gören en yakın tepeden muhteşem Drakula şatosu fotoğrafları alabilirsiniz.

2)Peles Castle (Peleş Sarayı): 1873-1914 yılları arası yapılan bu saray 16 milyon altına mal olmuş. Çok geniş bir bahçede yer alan bu sarayın yapımında 14 farklı milletten 300-400 kadar adam çalışmış. 3200 metrekare yüz ölçümü 170’den fazla odası ve 30 banyosu bulunan bu sarayı 20 Lei karşılığında ziyaret edebilirsiniz. İçinde pek çok ülkeden gelen halılar, seramikler, tablolar mevcut. Bahçesini ve avlusunu ziyaret ücretsiz.

 

3)Pelisor Castle(Pelişor Sarayı): Kral 1. Carol kendisi için Peleş Sarayı’nı yaptırırken gelecekte kral olacak yeğeni Kral Ferdinand için de sarayının hemen yanında bu sarayı yaptırmış. Tarz olarak birbirlerine benzeseler de doğal olarak Pelişor Peleş’ten hayli küçük.

4)Corvin Castle(Korvin Şatosu): Açık ara farkla bence Romanya’daki en heybetli en muhteşem şato. Tarihi filmlerden fırlamış gibi. Büyüleyici güzellikte ve kesinlikle gittiğinizde “değdi” demeniz garanti şato. Avrupa’nın en büyük şatoları arasında ve Romanya’nın 7 harikasından biri olarak kabul edilen bu şato Huneodora bölgesinde yer alıyor ama itiraf etmeliyim ki bu şatoyu görmek için Romanya’daki diğer turistik bölgeler rotanızın dışına çıkmanız gerekebiliyor.

Şatonun yapımına 1446 yılında başlanmış ve Gotik tarzda inşa edilmiş, tarih boyunca 5 kez yanan şatoya yenilemelerin Rönesans tarzı yapılmasıyla eşsiz bir güzelliğe kavuşmuş.

Şatoda Kazıklı Voyvoda’nın 7 yıl hapsedilmesinden dolayı Stoker’ın romanında (Drakula) bahsettiği şatonun Corvin olduğunu iddia edenler de var. Romanya’daki tüm kalelerden farklı olarak 20:30’a kadar açık(çünkü gece muhteşem görünüyor) ve giriş ücreti 30 Lei.

Age of Empires video oyununda, pek çok dizi ve filmde gösterilen bu şatoyu ziyaretimizde 2018’de gösterime girecek The Nun korku filminin çekimleri yapılıyordu.

5)Fagaras Castle(Fagaraş Kalesi): İlki 1240 yılında ahşaptan yapılan bu kale Tatarlar tarafından yakıldıktan sonra 1310’da tekrar yapılmış ve uzun yıllar Romanya’nın en güçlü kalelerinden biri olarak görev yapmış. Daha sonra uzun yıllar prenslere ev sahipliği yapan kale 1948’de komunistler tarafından alınıp hapishaneye dönüştürülmüş ve bugün bir müze olarak görev yapıyor. İçerisinde daha çok silahların sergilendiği bu müzenin giriş ücreti 15 Lei.

6)Rasnov Castle(Raşnov Kalesi): Karpat dağlarında şehirden 200 metre yüksekliğe inşa edilmiş bu kale 1331 yılında yapılmış. Diğer Sakson kalelerinden farklı olarak bir sığınak köy şeklinde inşa edilmiş, bu nedenle içerisinde 30’dan fazla ev, okul ve bir şapel bulunmakta. Kuvvetli bir sığınak olan bu köyün su ihtiyacını karşılamak için de bir kuyu yapılmasına karar verlmiş. Yerel halkın anlattığına göre kuyuyu özgürlükleri karşılığında iki Türk esire kazdırmışlar. 1850’ye kadar da kullanılıyormuş. 1623 yılında başlayan kuyunun işlemi 17 yılda tamamlanmış. 1690 yılında Osmanlı kuşatmasında büyük görev görmüş, 18. yy başlarında yanan ve bir de deprem atlatan kale restore edilmiş. Kaleyi ziyaret ederseniz bir de müzesi var.

7)Culture Palace(Kültür Sarayı): Targu Mureş’te yer alan bu saray 4 müzeye ev sahipliği yapıyor; Sanat, Tarih, Etnografya, Bilim ve Teknoloji Müzesi. 1911 yılında yapımına başlayan bu saray özellikle Aynalı Salon’u ile ünlü. Işık festivaline denk gelirseniz sizi muhteşem bir görüntü bekliyor.

8)Banffy Castle(Banffy Kalesi): 1668 yılında Banffy ailesi tarafından yaptırılan bu kale zaman içerisinde pek çok kez yenilenmiş. 20. yy’da Alman kuvvetleri tarafından tablolar ve mobilyalara zarar verilmiş.1963 yılında da bir film çekimi esnasında sahne ekibi yangın görüntüsü vermek isterken, kaleyi yakarak büyük hasar vermiş. 1999 yılında onarım çalışmalarına başlanan kalenin onarımı devam ediyor, çok birşey vadetmese de Cluj ziyaretine eklenecek bir yer olarak listemize giriyor.

9)Sighiosara Citadel(Sighioşara Hisarı:) 12. yy’da Saksonlar tarafından inşa edilen bu bölge bugün Sighioşara kentinin tarihi merkezi olarak görev yapıyor. 1999 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası listesine alınan bu 850 yıllık bölge aynı zamanda Voyvoda’nın doğum yeri olduğundan her yıl bir müzik festivaline de ev sahipliği yapıyor. Sibiu ve Braşov gibi Alman mimarisinden izler taşıyan bu bölge de Romanya’da ziyareti hak eden bölgelerden.

10)Palace of Parliament(Parlemento Sarayı): Mimari olarak büyülemese de Romanya ziyaretçilerinin büyük bölümünün uğrak noktası olan bu saraydan Bükreş yazımda bahsetmiştim. Bu devasa sarayı gezmek isterseniz Bükreş yazıma göz atabilirsiniz.

Romanya tarihi, doğası, kültürü ile sanırım daha uzun süre anlatacağım bir ülke olacak. İlginenenler Temeşvar yazısına da göz atabilirler. Sevgiyle kalın.