Bir Sayfa Seçin

Yolunuz Düşerse: Endonezya

Endonezya 17508 adadan oluşan bir ülke. Bu adaların bir ksımında ticari, ekonomik faaliyetler sürerken bir kısmında turizm ön planda. Bunun dışında bazı hiç dokunulmamış küçük adalar var ki, buralarda hala kabile hayatı yaşayanlar var.

Halkın %90’u Müslüman olan bu ülkede Hinduizm, Budizm ve Hristiyanlık da mevcut. Dinler ve kültürler genellikle adalara göre değiştiğinden halk kendi kültürlerini rahatlıkla sürdürebiliyor.

Özellikle Java ve Bali çok kalabalık adalar… Trafik çok fazla. Turistik noktalar birbirine pek yakın olmadığından yürümek ve bisiklet pek olası değil. Tüm 3. dünya ülkelerinde olduğu gibi toplu taşımayı kullanmanız zor. Zaten öyle yaygın bir toplu taşıma sistemi yok. Mesela Bali’de toplu taşıma hiç yok. Bu ülkede yapılacak en iyi şey motorla gezmek. Bu nedenle ya kendiniz motor kiralayacaksınız ya da motor taksi kullanacaksınız.

Motor ülkede bu kadar yaygın olmasına rağmen birkaç motor otobanı dışında trafikte motorlara veya bisikletlere ayrılmış bir yol yok, bu nedenle motor kiralayacaksanız yüzlerce motorluyla beraber arabaların arasında süzülmeye hazır olun ha bir de trafiğin Türkiye’ye göre ters olarak soldan aktığını söylemeden de geçmeyelim.

Taksi bu ülkede ucuz ama maalesef çoğu taksici dolandırıcılık yapmaktan çekinmiyor, özellikle havaalanı taksicileri başka bir ulaşım seçeneğiniz olmadığı için normalin üç dört katı fiyat verebiliyorlar. Taksiciyle taksimetreyi açması konusunda anlaşmanız veya çok sıkı pazarlık yapmanız gerekiyor. Shuttle servisi varsa gideceğiniz otelden sizi aldırmasını isteyebilirsiniz. Ücretsiz havaalanı servisi olan otel pek yok ama yine de onlarla da pazarlık yaparak taksiden daha iyi bir fiyata anlaşabilirsiniz.

Endonezya’da pazarlık önemli, gördüğünüz hiçbir şeyi hemen almayın, birkaç yerde fiyatlara bakın ve üzerinde yazan fiyata almayın. Pazarlıkla muhtemelen üçte biri fiyata alabilirsiniz Satıcıyla sorun yaşarsanız da üzülmeyin hemen her tezgahta aynı ürünlerden var mutlaka daha ucuzunu bulursunuz.

Bu ülkede iki mevsim var, sıcak mevsim ve yağışlı mevsim. Sıcaklık ise 25-35 arasında seyrediyor. Gitmeden hava durumuna bakmanızda fayda var. Kalın kıyafetlere gerek yok ama belki bir yağmurluğa ihtiyacınız olabilir.

Endonezya genel olarak güvenli bir ülke, sokaklarda gece gündüz istediğiniz gibi dolaşabiliyorsunuz, bazı tapınaklar dışında kıyafet konusunda herhangi bir kısıtlama yapmanıza gerek yok. Güzel olan her ne kadar fakir bir ülke olsa da kapkaç veya hırsızlık gibi olaylara da pek rastlanmazmış. Yine de her ülkede olduğu gibi bu ülkede de özel eşyalarınıza dikkat etmenizde fayda var.

Endonezya’da kredi kartı pek sevilen bir şey değil. Özellikle otellerde kredi kartı kullanmak isterseniz, sizden %2 veya 3 komisyon alınıyor. Otel müdüründen öğrendiğime göre bankaların aldığı komisyon %2 imiş, %3 isteyen olursa %1’i otel kendisi alıyormuş. Genelde otellerde check-inde ücreti istemiyorlar, o nedenle de nakit rupiah icin zamanınız oluyor. Yine pek çok restoran ve cafede de sadece nakit geçerlidir diye uyarılar var. Bu nedenle Endonezya seyahatinde nakit ve yerel para birimiyle dolaşmak daha avantajlı.

önemli bir husus bu para biriminde sıfır bol bu nedenle paranızı sayarken dikkat edin.24 saat açık dövizciler var, böylece paranızı istediğiniz zaman bozdurabilirsiniz. Genellikle komisyon yok ama kafalarına göre fiyat verebiliyorlar, o nedenle ilk gördüğünüz dövizcide hemen bozdurayım diye acele etmeyin. Havaalanlarında da dövizcilerde komisyon yok. Yalnız dövizinizi Rupiaha çevirirken çok mutlular ama ülkenize dönerken paranızı tekrar dolar veya euroya çevirmiyorlar. Bu nedenle paranızı azar azar bozdurmanızda fayda var. En azından elinizde kalan küçük meblağları havaalanında harcarsınız.

Endonezya volkanik dağlardan oluşan bir ülke. Bu yanardağların kimisi aktif konumda. Bir kısmı da arada küller savurabiliyor, böyle durumlarda havaalanları kapanabiliyor. Kısıtlı zamanınız varsa bu ülkeye giderken dikkatli olmanızı öneriririm. Özellikle Bali ve lombok adalarına yapılan uçuşlarda bu sıkça başınıza gelebilecek bir şey. Dönüş biletinizi evde olmanız gereken tarihten bir iki gün öncesine almanızda fayda var.

Endonezya binlerce adadan oluştuğunu söylemiştik. Bu adaların hepsini ziyaret etmeniz mümkün değil. Başkentler genellikle ziyaret edilir ama Jakarta’da kayda değer pek bir şey yok, genel olarak iş merkezi ve kulelerden oluşan bir şehir. Jakarta’ya uçmak Bali’ye uçmaktan daha ucuz bu nedenle gitmişken gezilebilir, tabi trafiği göz önünde bulundurmak şartıyla…

Bunun dışında gitmeden ne istediğinize mutlaka karar verin. Tapınakları mı gezmek istiyorsunuz, sesten gürültüden uzak bir merkezde konaklamak mı istiyorsunuz bunlara önceden karar verip rota çizmenizde fayda var. Çünkü şehirler arası mesafeler uzak, trenle seyahat çok uzun sürüyor, uçuşlarda aksaklıklar olabiliyor, tatilinizin zehir olmasını istemiyorsanız yakın bölgelerde kalmanızda fayda var.

Endonezya yemek kültürü bizimkine pek yakın değil ama ben bir vejeteryan olarak yemek çeşidini bol ve lezzetli buldum Özellikle baharat ve sos seviyorsanız. Her öğünde mutlaka pilav var. Kahvaltı tarzları bizimkine çok uzak, bu nedenle eğer klasik kahvaltı konusunda ısrarcıysanız büyük otelleri tercih edin ve kahvaltı seçeneklerini önceden okuyun. Her öğün pilav yediklerinden olsa gerek ekmek kültürleri pek yok.

Endonezya genel olarak ucuz bir ülke, yemekler de öyle, çok lüks lokantalarda bile tatlı yemek çorba dahil 60-70 tlye muazzam bir yemek yiyebilirsiniz. Yalnız dikkat etmeniz gereken husus menüde yazan fiyat ödeyeceğiniz fiyat değil. Zincir restoran  ve cafelerde değil ama diğer bütün restoranlarda yediğiniz yemeğe vergi ve servis ücreti ekliyorlar. Bu nedenle paranız kısıtlıysa hesabınızı ona göre yapın. 60000 rupiahlık bir yemeğe ortalama 80-85 bin Rupiah veriyorsunuz.

Endonezya’nın geleneksel yemeği: Nasi Campur. Beyaz veya safranlı pilavın çevresine istediğiniz meze/salata/et türlerinden seçip bir tabak yapıyorsunuz. Hem ucuz hem lezzetli. Yine noodle da bir Endonezya geleneği sayılabilir. Sonuçta Türkiye’de hep Endo noodle diye satılıyor.

Alkol olayı daha çok Türkiye’deki gibi, her markette bulamıyorsunuz, bazı küçük cafelerde alkol servisi yokken bazı restoranlarda var. Çoğunluğun Müslüman olduğunu söylemiştik, bazı gruplar alkolün yasaklanması konusunda hükümete baskı yapıyorlarmış fakat hükümet yaşayan diğer kültürlere saygı göstermek ve turizmin zedelenmemesi adına içkiyi yüksek vergiyle satmayı daha uygun bulmuş. Yine de fiyatlar Türkiye’ye oranla daha ucuza geliyor. İki yerel biraları ve tuak denilen palmiye likörleri var. Yerel içkileri denemeye meraklıysanız öneririm.

Endonezyalıların değişik içecekleri var, en sevdikleri şey Hindistan cevizi suyu(sütü değil). Bazı içecekleri çok tatlı ve baharatlı, benim en sevdiğim şeyse taze meyve suları oldu. 1-2 dolara neredeyse 0.5 litre büyüklüğündeki bardaklarda taze sıkılmış tropik meyveleri içebiliyorsunuz. İstediğiniz meyveleri karıştırmanız mümkün, tamamen organik.

Yine bu ülkede daha önce hiç görmediğiniz pek çok tropik meyveyle tanışmanız mümkün. Mutlaka deneyin.

Endonezya havaalanlarında ücretsiz internet mevcut, yine hemen tüm otellerde ve çoğu cafelerde, hız bize göre biraz daha yavaş ama ihtiyacı karşılıyor. Bu arada kendi simcardınızı isterseniz 5 dolara 4 gb internet satın alabilirsiniz. E fiyat böyle olunca uzun kalacaksanız bir simcard edinmeniz daha faydalı gibi görünüyor.

Çoğu Asyalılar gibi Endonezyalılar da sıcakkanlı ve güleryüzlü. Polisler de sıcakkanlı ama pek çok bahaneyle rüşvet isteyebiliyorlar bu nedenle özellikle trafik kurallarına uymanızda fayda var.

Ben Endonezya’da doğanın muhalafetine rağmen her günümden keyif almış bol yeni anı ve arkadaşla dönmüştüm umarım siz de keyif alırsınız…

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir